Kendi Ayaklarınızın Üstünde Durun

Kadınlar, size sesleniyorum! Ekonomik özgürlüğünüzü elinize alın.

Kadınlar, size sesleniyorum! Ekonomik özgürlüğünüzü elinize alın. Mesleğinizi yapın, bir işe girin mutlaka kendi paranızı kazanın. Kendi ayaklarınızı üzerinde durun. Mesleğiniz yoksa bile meslek edindirme kurslarına gidin, okul veya eğitim kurumlarına yazılın ama mutlaka işinizin başında olun. İş kadını olmak demek, maddi manevi özgürlüğünüze sahip olmak demektir. Kimseye muhtaç kalmadan özgür ve refah içinde yaşamak demektir. Yanlış anlaşılmasın ben eşiniz veya ailenize karşı cephe alın demiyorum.

Tabii ki onların da sizin üzerinizde emekleri var. Bu çok başka bir durum. Kendi ayaklarınızı üstünde durmanız, kimseyle alışveriş halinde olmayacağınız anlamına gelmez. Yine borç alırsınız, birilerine para da verirsiniz alırsınız da. Benim anlattığım şey, sizin başlı başına bir birey olmanız. Tahsil görün veya görmeyin, kimse yeri geldiğinde size, ‘sen bana muhtaçsın’ diyememeli. Önce kendinizi düşünün bu hayatta, en sevdiğiniz insanlarda dahi kendinizi baktırmayın.

Özgüveniniz de yerine gelir, maddi durumunuzu bilir ona göre dilediğinizi de yaparsınız. Sağlıklı ve huzurlu bir psikolojiniz ve hayatınız olur. Çoğu sorununuzu düzeltirsiniz. Aksi halde, eşiniz, komşularınız, arkadaşlarınız hatta aileniz ve akrabalarınız bile bu durumu kullanabilir bir gün. Ben aileniz arkadaşlarınız kötüdür, sizi kullanır sömürür veya eziyet eder demiyorum. Siz beni anladınız.. Etrafımıza baktığımızda ise ne yazık ki beni doğrular örnekler görüyoruz.

Genelde kendi ayakları üzerinde duran kadınlar ilişkilerde tercih edilmiyor. Bu kadının özgürlüğü var, benim sözümü dinlemez istediği zaman istediği şeyi yapar hatta beni aldatır veya terk eder düşüncesi var bazı erkeklerde. Bazı erkekler için ise, bu bir avantaj. Herkes eve ekonomik katkıda bulunsun hayat müşterek diyenler de var elbette. Kendine güvenen, kültürlü bir kadın her zaman her yerde kazanır. Bir tartışmadan alnının akıyla da çıkar, gerekirse maddi gücüyle her sorununu da aşar.

Tabii ki, erkeklerin kaçtığı o şımarık tiplere bürünmemek kaydıyla. Benim param var, ben senden üstünüm, ben şuyum, ben buyum egolarına girmemek gerek.. Bu durum etrafınızda kimsenin kalmamasına neden olur. Hayatta yalnız kalırsınız. Ego yapmadan kendi paranızı kazanın. Hem sosyal olun, kendi arkadaş çevreniz olsun, hem onlarla buluşup kafanızı dağıtın ve bir şeyler paylaşın. Hem eşinizden ayrı da vakit geçirerek ilişkinizi güçlendirin, hem de ekonomik özgürlüğünüzü elinizde tutun.

Tabii ki, maddi manevi tüm imkanlarınızı bir arada da kullanın. Evliliğin amacı paylaşmak ve beraber her konuda mutlu olmak zaten. Paranızı eşinizde kaçırmayın, paylaşımcı da olun. Bunun dozunu siz çok güzel ayarlayabilirsiniz. Dediğim gibi terazinin kefesini çok iyi ayarlamak gerek. Eşiniz geçici olarak işten çıktıysa, evdeyse, özellikle çalışan kadınlar ego durumunu abartıyor. Maalesef bir de işin içinde çocuk varsa, erkekten beklenti artıyor ve üstten bakma durumları başlıyor.

Bu durumlarda da, anlayışlı, sabırlı, yapıcı ve yardımcı olunmalı. Gerekirse aile terapistine gidilmeli. Erkek de en yakın zamanda aile kurduğunu hatırlayarak, kendine uygun bir işe girmeli.. Evet hanımlar.. Size bu yazımda maddi özgürlüğünüzü kazanmanız gerektiğini ve bunun sınırlarını iyi ayarlarsanız mutlu bir hayatınızın olacağını anlatmak istedim. Yorumlarınızı bekliyorum. Ayaklarınızı üstünde duruyor musunuz?

kadın olmak ekonomik özgürlük çalışmak kadınların çalışmasının önemi güçlü kadınlar