Kadınsın ! Yapacaksın !

Kadınsın. Bir yığın sorumluluğun var. Hele de evliysen. Ve çocukların varsa… Yuvayı dişi kuş yapar değil mi? Ah, yoksa çalışıyor musun bir de?

Kadınsın. Bir yığın sorumluluğun var. Hele de evliysen. Ve çocukların varsa… Yuvayı dişi kuş yapar değil mi? Ah, yoksa çalışıyor musun bir de? Yazık sana. Kim bilir kaçta evde oluyorsun. Ev seni dinler mi be hatun? Yemek yapılacak. Ev temiz olacak. Canın varsa kendin temizle, paran varsa temizlet ele. Ne o? Giyecek birşey kalmamış mı? Yıka öyleyse! Ütüle. Ütület… Bütün bunları sen organize et. Buzdolabını doldur karınca kararınca. Yemek üret. Yedir. Sofrayı kur. Sofrayı kaldır. Bulaşıkları hallet. Sakın ola eve iş getirmeyesin. Yoksa bitersin! Anladım. Uykundan vereceksin. Sana zaten üç beş saat yeter.

Gezeceksin bir de. Kendini insan gibi hissetmelisin. Üç beş keyif edeceksin. Dostların da var sırada. Onları da ihmal etmeyesin. Arayacaksın. Görüşeceksin. Bir dokun; bin ah işiteceksin. Kimileri belki seni dinleyecek, sıran gelirse elbet. Sakın ha onları es geçmeyeceksin. Kara gün dostu da olur. Gündelik muhabbet de. Yoksa mutlaka terapiye gideceksin.

 

Neden bunca zahmet? “Kadınsın! Yapacaksın tabii!”

 

Oynamıyorum ben! Verin misketlerimi geri!

 

Ah anladım. Sen bekarsın. Ne güzel değil mi? Yok değil! Yalnızsan hele… Hayalini kurmak var bir de… Neyin? “Evli, mutlu, çocuklu.” Anladın sen onu. Ama eğer “Böyle daha iyi” diyenlerdensen, sen de haklısın. Kurmuşsun kendine göre bir hayat, oh ne rahat! Ne karışanın var, ne de görüşenin. Misler gibi işte. İstediğini giyersin. İstediğin yere gidersin. Seni paralar belki hayat, ama sen mutlaka bunun da güzel taraflarını göreceksin. Kadınsın. Mutlu olmayı bileceksin.

 

İster evli.. İster bekar.. İster sevgilin olsun, ister olmasın. Kadın her zaman yalnızdır. Ve yalnız olmayı becerebilmek zorundadır. Kendisiyle mutlu olmalıdır kadın. Kimin yanında veya kimlerle yaşadığının hiç önemi yoktur. Önünde sonunda bir yalnızlık bekler kadını. Dolayısıyla, eğer neyle baş başa olduğunu kabul etmişse bir kadın; işte o kadın mutludur.

 

Dertlerini bileceksin. Kapasiteni bileceksin. Neyi hedeflediğinin de çok büyük önemi var. Öyle çiğneyemeyeceği lokmaları ağzına atmayacak kadın. “Komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür” demişler. Herkesin hayatı kendine arkadaş! Bilemezsin asla içinde neler vardır onun dünyasının. Sakın ola girme! Dostluk diye diye, birçok kadın birbirini eder; lime lime. Genelde verilen tavsiyelere göre; kadın kadından uzak durmalıdır. Ama olmuyor ki! Gene kadının en büyük desteği kadındır. Seçesin emi! Kimi kendine dost edeceğini çok iyi seçesin. İşte kadınlığın en büyük sırlarından biri de budur. Bu sır senin en kıymetli hazinendir. Muhtaç olduğun kudret, yediğin kazıklarda saklıdır. Onları özenle katla, temizle, kaldır. Bir gün gelir mutlaka yeniden değerlendirirsin. Belki farkında bile olmayabilirsin.

 

Kadınsın sen. Elbet konuşmalısın. Anlatmalısın içindekileri. Sebepleri. Gerçekleri. Neyin neden olduğunu, olmadığını ve tabii nasıl olabileceğini. Bulabilirsen bir dinleyeni; şanslısın. Yoksa eğer, susacaksın. “İçinden konuşmak” denir ya hani. İşte böylesi bir hayatın içinde, kendi kendine mutlu olacaksın. Mutluculuk oynamaktan bahsetmiyorum. Gerçekten bunca emek; yaşam boyu hedefin, kazandıklarının tadıyla gerçek bir mutluluk yaşamak olmalı.

 

Her bir yaşının kıymetini bileceksin ey kadın! Yirmileri doya doya yaşa! Otuzlarda ak düşebilir saçlarına ama uğraşmaktan asla yılma. Otuzbeşi özenle sev. Kırkların tadını ise, dibine kadar çıkart. Ellilerde dinlenmeye başla istersen. Atmışını görmüşsen eğer; senden kralı yok. Artık sen bir anlatırsın, ben de bin dinlerim.

kadın olmak kadın kadının sorumlulukları